Dünya Dans Günü'nde ARUCAD Modern Dans Programı Coşkusu
Dünya Dans Günü'nde ARUCAD Modern Dans Programı ile dansın coşkusunu yaşayın. Sanat ve hareketin buluştuğu bu özel etkinliği kaçırmayın!
Arkın Yaratıcı Sanatlar ve Tasarım Üniversitesi (ARUCAD) Modern Dans Bölümü, dansın ifade gücünü ve insanla kurduğu derin bağı kutlamak amacıyla 29 Nisan Salı günü üniversite kampüsünde unutulmaz bir Dünya Dans Günü etkinliği düzenledi. Bu özel etkinlik, dans sanatını farklı yaş ve kesimlerden katılımcılarla buluşturarak, dansın bireyler ve toplumlar üzerindeki etkisini geniş kitlelere ulaştırmayı amaçladı.
Etkinlik saat 12:00’de Modern Dans Bölüm Başkanı Yrd. Doç. Dr. Handan Ergiydiren’in açılış ve anma konuşmasıyla başladı. Ergiydiren, konuşmasında dansın, beden ile mana arasındaki güçlü bağı kuran ve duyguları harekete geçiren özgün bir ifade biçimi olduğunu vurguladı. "Dans, içimizdeki görünmez varlığın boşluğa yazdığı yazılardır" diyerek, dansın insanın iç dünyasıyla dış dünya arasındaki köprü olduğunu belirtti. Bedenin durmaksızın hareket ettiğini ve bu hareketlerin kimi zaman nedensizce ortaya çıktığını anlatan Ergiydiren, “Dans, insanın kendisiyle ve dış dünya ile kurduğu özgün bir iletişim biçimidir” sözleriyle dansın, içsel bir yolculuk ve kendilik keşfi olduğunu ifade etti. Ayrıca, “İnsan dans ederken kendine doğru bir çağrıyla karşılaşır” diyerek, dansın bireyi içsel bütünlüğe ulaştıran dönüşüm gücüne dikkat çekti.
Sonrasında, Müzik ve Sahne Sanatları Fakültesi öğrencileri tarafından sahnelenen çeşitli performanslar, dansın farklı biçimlerdeki yaratıcı ve özgün yorumlarını izleyicilerle buluşturdu. Öğrenciler, yıl boyunca aldıkları dersler ve çalışmalar kapsamında hazırladıkları modern dans ve sahne performanslarıyla, bireysel ve toplumsal deneyimlerin beden diliyle ifadesine tanıklık etti.
Saat 13:00’te Konferans Salonu’nda düzenlenen ikinci bölümde, dans dünyasının önde gelen isimlerinden Prof. Aydın Teker’in katılımıyla belgesel film gösterimi ve ardından gerçekleştirilen söyleşi gerçekleşti. Gösterim sonrası Prof. Teker, dansın yaratım süreci, bedenin anlatım gücü ve çağdaş dansın gelişimi üzerine değerli görüşlerini ve deneyimlerini gençlerle paylaştı. Öğrenciler, bu söyleşi sayesinde ilham verici ve ufuk açıcı bir perspektif kazandı.
Meslektaşları ve öğrencilere tavsiyelerde bulunan Prof. Teker, “Hiçbir şeyi yüzeysel bırakmayın, derinlere inin ve ötesini arayın. Alternatifleri denemekten çekinmeyin. Her zaman biraz daha ötesini hedefleyin” diyerek, yaratıcı süreçte sabır ve sürekli gelişimin önemine vurgu yaptı. Ayrıca, “Eğer yaptığınız işler her zaman kolayca beğeniliyorsa, orada bir sorun vardır. Sözle ifade edilemeyen şeyler, sanatta temel unsurlardır” şeklinde öğütler verdi.
Programın son bölümünde, saat 16:00’da çim alanda gerçekleşen ‘Doğaçlama Jam Session’ ile katılımcılar, özgürce müzik yapıp dans ederek, doğa ve sanatın bütünleştiği bu özel günü kutladı. Bu doğaçlama oturumu, bedenin doğal hareketlerinden doğan yaratıcılığı ve kolektif enerjiyi ön plana çıkardı ve katılanlara unutulmaz bir deneyim yaşattı.
Tepkiniz Nedir?
Beğen
0
Beğenmedim
0
Aşk
0
Komik
0
Kızgın
0
Üzgün
0
Vay
0