Kıbrıs Türk Eğitim ve Sendika Mücadeleleri: Disiplin Tüzüğü ve Özgürlükler İçin Yapılan Eylemler

Kıbrıs Türk Eğitim ve Sendika Mücadeleleri, disiplin tüzüğü ve özgürlükler için yapılan eylemler hakkında detaylı bilgi ve tarihçe.

Mayıs 7, 2025 - 14:34
 0  0
Kıbrıs Türk Eğitim ve Sendika Mücadeleleri: Disiplin Tüzüğü ve Özgürlükler İçin Yapılan Eylemler

Kıbrıs Türk Orta Eğitim Öğretmenler Sendikası (KTOEÖS) ile Kıbrıs Türk Öğretmenler Sendikası (KTÖS), Disiplin Tüzüğü’nün geri çekilmesi ve 3 Mayıs’taki eylemde tutuklananlara destek olmak amacıyla ortak bir gösteri düzenledi.

Bu anlamlı etkinliğe, sendika temsilcileri ve üyeleri ile birlikte, Disiplin Tüzüğü’ne karşı yürütülen mücadeleye destek veren çeşitli sivil toplum kuruluşları ve siyasi partilerden temsilciler de katıldı. Ortaköy’deki Sivil Savunma Çemberi’nde gerçekleşen eylemde, "Geçit yok. Bu memleket bizim, irade bizim olmalıdır" sloganıyla açılan pankartlar öne çıktı.

Sendika Liderlerinden Önemli Açıklamalar ve Talepler

KTOEÖS Başkanı Selma Eylem, yaptığı konuşmada 3 Mayıs’ta aynı yerde “İrade bizde” pankartı açan arkadaşlarının polis müdahalesiyle gözaltına alındığını hatırlattı. Eylem, “Düşünce ve ifade özgürlüğü anayasal bir haktır. Bu hakların yok sayılması faşizmdir ve kesinlikle kabul edilemez” dedi. Ayrıca, ada genelinde yaşanan ekonomik sorunlara değinen Eylem, çocukların konteynerlerde eğitim gördüğünü, buna rağmen siyasilerin ve belirli çevrelerin lüks içinde yaşadığını vurguladı.

Özgürlükleri ve iradeleri için mücadele edenlerin, sahte diplomalar ve rüşvet düzenine rağmen adil yargıdan kaçmaya çalıştığını belirten Eylem, gerçekleri dile getirenlerin ise düşman ilan edilip tehditlere maruz kaldığını söyledi. Ayşemden Akın’ın korunması için harekete geçmeyenlerin, 3 Mayıs’ta gözaltına alınan arkadaşlarının talimatını verenler olduğunu belirterek, “Bu düzenin tek çözüm yolu örgütlü mücadeledir ve kararlılıkla devam edeceğiz” dedi.

Başörtüsü tartışmalarına da değinen Eylem, “Biz kızların, kadınların başörtüsüyle uğraşmıyoruz. Uzun yıllardır hoşgörüyle bir arada yaşıyoruz. Derdimiz, kız çocuklarımızın bedenleri üzerinden siyasal İslam dayatmasıdır. Çocuklarımızın bu siyasete alet edilmesine karşıyız” ifadelerini kullandı.

“Laik eğitim ve laik toplum yapısı irademizdir ve buna saygı gösterilmesini istiyoruz” diyerek, bağımsız, özgür, adil ve demokratik bir toplum için mücadelelerine devam edeceklerini belirtti. Eylem, disiplin tüzüğü mücadelesinde öncülük eden öğretmenlere teşekkür ederek, “Baskı ve tehditlere rağmen yılmadan mücadele eden arkadaşlarımıza minnettarız” şeklinde konuştu.

Burak Maviş: Kıbrıs Türk Toplumu Kardeşçe Yaşamaya Devam Edecek

KTÖS Genel Sekreteri Burak Maviş, yaptığı açıklamada, Kıbrıs Türk toplumunun kimseye karşı düşmanlık beslemediğini vurguladı. Maviş, “Bahçemizde her zaman çiçekler açar; laiklik, hoşgörü ve Atatürk ilkeleri burada kök salmıştır. Din ve vicdan özgürlüğü, sadece yasal değil, yüreklerimizde de geniştir. Kılık kıyafet özgürlüğü ise, hiçbir ülkede olmadığı kadar serbesttir. Ama çocuklarımız söz konusu olunca, akan sular durur” dedi.

Toplumun etnik, dini veya dil farklılıklarına rağmen kardeşçe yaşamaya devam edeceğini belirten Maviş, “Türkiyeli veya Rumcu ayrımı yapmadan, birlik ve beraberlik içinde yaşamayı sürdüreceğiz” ifadelerini kullandı. Bazı çevrelerin kendilerini “üç-beş marjinal” olarak nitelendirmesine de değinen Maviş, “Bizi böyle tanımlamaları bizi rencide etmez. Bu, Atatürk ilkelerine ve iradeye sahip çıkan Kıbrıs Türk toplumunun iradesidir” dedi.

Medyanın tutumuna da değinen Maviş, “Bugün gazetelerimiz, gerçekleştirilen eylemleri doğru ve dürüst şekilde yansıttı. Provokasyona izin vermeden, ne gördükse onu aktardılar. Ayrıca, Türkiye’deki bazı televizyonların Kıbrıs Türk toplumu üzerine yayınlarına da dikkat çekti” dedi.

Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın ziyaretiyle ilgili de görüşlerini paylaşan Maviş, “Bu ziyaret, hükümet tarafından sendikalara ve eylemcilere baskı aracı haline getirildi. Polis görevinin yerine getirildiğine inanıyorum, ama yargı süreçleri sonunda gerçekler ortaya çıkacaktır” diye ekledi.

Güven Bengihan: İfade ve Gösteri Özgürlüğü Yargısal Baskıya Rağmen Devam Ediyor

KTAMS ve KİEF Başkanı Güven Bengihan, 3 Mayıs’taki eylemde düşünce ve ifade özgürlüğünün kullanıldığını ve polis müdahalesinin anayasal haklara aykırı olduğunu vurguladı. “Bizler, o gün orada olan arkadaşlarımıza destek olmak için buradayız. Hatta, tutuklamalara rağmen, sesimizi daha da yükseltiyoruz” dedi.

Bengihan, “Sadece ‘İrade bizde’ pankartını açtık, buna bile tahammül edemediler. Ama biz, bu memleketin iradesinin bizim olduğunu haykırmaya devam edeceğiz. Bu tutumlar, ülkeyi yönetmek isteyenlerin gerçek yüzünü gösteriyor” şeklinde konuştu.

Toplumun kimliğine ve yaşam biçimine yönelik saldırıların devam ettiğine dikkat çeken Bengihan, “Bu mücadelenin, kimlik ve kültürümüzü koruma adına verildiğini biliyoruz. Bu nedenle, tüm destekçilerine ve basın emekçilerine teşekkür ediyoruz. Yılgınlık yok, direnmek var” ifadelerini kullandı. 3 Mayıs olaylarının, anayasa ve ifade özgürlüğüne aykırı uygulamalar olduğunu belirterek, bu konuda kararlılıklarını dile getirdi.

Tacan Reynar: Haklarımız İçin Hukuki Mücadeleye Devam

Avukat Tacan Reynar, 3 Mayıs’taki eylemde gözaltına alınanlar arasında yer aldı ve yaptığı açıklamada, “Anayasal haklarımızı kullanmak amacıyla oradaydık. Hukuki mücadelemiz sürecektir” dedi.

Reynar, hukukçu ve yargıç olarak hayatını adaleti ve hakları savunmaya adadığını belirtti. Olaylar sırasında insan hakları ve adalet ilkelerinin hiçe sayıldığını ifade eden Reynar, “Kıbrıs Türklerinin mücadelesi değerli ve anlamlıdır. Bu olay, bir yüzleşme ve uyanış fırsatıdır” diye ekledi.

Dayanışma ve örgütlenme çağrısı yapan Reynar, “Yılmayalım, korkmayalım ve sesimizi yükseltelim. Bu ülkeyi, eğitim ve adalet sistemini, külliyeye ve o zihniyete teslim etmeyiz” dedi. Polisin açtığı davalara ilişkin de bilgi veren Reynar, “Polisleri görevlerinden aldırmak, adil yargılanmayı engellemek ve kanunsuz topluluk oluşturmakla suçlandık. Kayıtlar ve belgeler elimizde. Davalarımızı açacağız ve hukuki mücadelemizi sürdüreceğiz” diye konuştu.

Halil Karapaşaoğlu: Düşünce Özgürlüğü ve Bağımsız Hukuk Sistemine Düşmanca Saldırılar

3 Mayıs'ta tutuklanan Halil Karapaşaoğlu, yaptığı konuşmada, Kıbrıs Türklerinin 1985’ten beri sistematik baskılarla karşı karşıya olduğunu ve düşünce özgürlüğünün ciddi anlamda hedef alındığını vurguladı. Türkiye’nin, Kıbrıslı Türklerin kamusal alandaki görünürlüğünü azaltmaya yönelik adımlar attığını ve bunun bir “kolonizasyon projesi” olduğunu belirtti.

Kendi ve toplumun, bu baskılara karşı direnmesi gerektiğine işaret eden Karapaşaoğlu, “İnsan kalmak istiyorsak, direnmek zorundayız. Düşünce ve ifade özgürlüğümüzü savunmak, bağımsız ve özgür bir hukuk sistemi için mücadele etmek bizim en büyük görevimizdir” diye çağrıda bulundu. Ayrıca, ülkedeki hukuk sisteminin bağımsız işlemediğine dikkat çekerek, toplumun sesini yükseltmesinin önemine vurgu yaptı.

Tepkiniz Nedir?

Beğen Beğen 0
Beğenmedim Beğenmedim 0
Aşk Aşk 0
Komik Komik 0
Kızgın Kızgın 0
Üzgün Üzgün 0
Vay Vay 0