Mali Yapısındaki Kriz ve Geleceğe Dair Endişeler
Mali'deki ekonomik krizler ve geleceğe dair endişeleri analiz ederek, olası çözümler ve sürdürülebilirlik yollarını keşfediyoruz.
Giriş
Maliye eski Bakanı ve kıymetli akademisyen Birikim Özgür, son yazısında ülkemizin mali durumu ve ekonomik yapısındaki ciddi krizlere dikkat çekti. Henüz yılın dördüncü ayına girmemize rağmen, bütçe dengesi alarm veriyor. Bu durum, hükümetin sürdürülebilir olmayan politikalarla günü kurtarmaya çalıştığını ortaya koyuyor.
Bütçe Durumu ve Borçlanma
Özgür, bütçe açığının ve iç borçlanmanın hızla arttığını vurguluyor. Cari harcamalar için 6,5 milyar TL iç borçlanma yapılmış ve Merkez Bankası’nın 2026 bütçesine aktarılacak kâr payından da 3 milyar TL avans kullanılmış durumda. Bu gelişmeler, devletin geleceğini ipotek altına alma riski taşıyor.
Siyasi İklim ve Maaş Ödemeleri
Özgür, hükümetin maaşların zamanında ödeneceğine dair verdiği sözleri hatırlatıyor. Maliye Bakanı Sayın Berova’nın, "ne hükümetin ne de partimizin maaş ödemekte zorluk yaşaması gibi bir durum yok" açıklaması, halkın endişelerini hafifletmekten çok, sorumluluğu başka yerlere yıkma çabasını gösteriyor. Geçmişte yaşanan ekonomik krizlerin ve mali disiplinin sağlanamamasının önemli bir sebebi, bu tutumlar ve politikalar olmuştur.
Geçmişteki Başarılar ve Yapılan Reformlar
2013 yılında, hükümeti devraldıklarında, yerel gelirlerin toplam giderlere oranı %95 seviyesindeydi. Bu kötü gidişatın önüne geçmek adına, vergilerin yeniden yapılandırılması, gelirlerin artırılması ve harcamaların toplum yararına uygun yönetilmesi için ciddi adımlar attık. Türkiye ile ekonomik ilişkilerimizi güçlendirdik, destekleri büyüme odaklı hale getirdik.
Özellikle, GSYİH’nin %6,6’sına denk gelen cari harcama desteğini 3 yıl içinde %2,8 seviyesine düşürmeyi başardık. Reel sektör destekleriyle imalat sanayinde önemli büyüme ve istihdam artışları sağladık. 2013’te %1,7 olan imalat sanayii büyümesi, 2015’te %23,9’a yükseldi. Çalışan sayısı da aynı dönemde artış gösterdi; 96.539’dan 112.815’e çıktı. Bu gelişmeler, sadece mali disiplin değil, aynı zamanda toplumsal refahın da arttığını gösteriyor.
2016 Yılı ve Sonrası
Ancak, 2016 yılına protokolsüz girdik. Savunma harcamaları ve diğer giderlerin yerel bütçeye yıkılmasıyla, mali disiplin ciddi anlamda sarsıldı. Borçların yapılandırılması ve iç borç ödeme planları üzerinde çalışırken, Merkez Bankası’nın kâr payının ekonomik büyüme hedefleriyle uyumlu kullanılmasını amaçladık. O dönemde maaş ödemelerinde kısa süreli gecikmeler yaşandı; özellikle üst gelir grubundaki memurların maaşları, birkaç gün gecikmeyle ödenmişti. Bu durum, planlı ve disiplinli bir mali yönetimin sonucu olarak görülüyor.
Mevcut Durum ve Sorunlar
Ne yazık ki, bugün geldiğimiz noktada, geçmişte büyük emeklerle inşa ettiğimiz mali yapıya yeniden ciddi bir zarar verildi. UBP’nin on yıl boyunca imzaladığı protokollerde yer alan yapısal reformların büyük bir kısmı hayata geçirilmedi. Bu, tercih edilen bir yönetim anlayışının sonucu olarak karşımıza çıkıyor. Reform yerine, sadece belediye sayısını azaltmak ve vergileri artırmak gibi popülist politikalar uygulandı.
Enflasyonun üzerinde artan maliyetler ve kötü yönetim nedeniyle, mali yapı daha kırılgan hale geldi. Artan enflasyon ve ekonomik hatalar sonucunda, ülkemiz ciddi anlamda bir krizle karşı karşıya kalmıştır.
Sonuç ve Gelecek Perspektifi
Bugün, devletin borçlanarak günü kurtarmaya çalıştığı bir ortamda, Maliye Bakanı’nın "fıtratımızda maaş ödememek yok" diyebildiğine şahit oluyoruz. Bu sözler, aslında sorunun gerçek kaynağını görmezden geliyor. Fıtrat meselesi, maaş ödemekle değil, siyasetin ve yönetim anlayışının duruşuyla ilgilidir.
Ülkemizin, günü kurtarmak değil, geleceği planlayan ve sürdürülebilir politikalarla yoluna devam etmesi gerekiyor. Tüm toplum kesimlerini kapsayan, katılımcı ve kolektif bir yönetim anlayışına ihtiyaç var. Mali yapının yeniden inşası ve ekonomik üretimin güçlendirilmesi, devletin ve halkın itibarını onarmanın tek yolu. Bu zorlu süreç, akıl ve işbirliği ile aşılabilir. Artık, yeni bir başlangıç yapma zamanı geldi; çünkü bu ülkeyi gerçekten sevmek, yeni bir sayfa açmakla mümkün olur.
Tepkiniz Nedir?
Beğen
0
Beğenmedim
0
Aşk
0
Komik
0
Kızgın
0
Üzgün
0
Vay
0