Meclis Genel Kurulunda Emrah Yeşilırmak’ın Dokunulmazlığıyla İlgili Gelişmeler ve Tartışmalar
Meclis Genel Kurulunda Emrah Yeşilırmak’ın dokunulmazlığıyla ilgili son gelişmeler ve tartışmaları öğrenin. Güncel bilgiler ve detaylar burada.
Türkiye Cumhuriyeti Cumhuriyet Meclisi’nde, UBP İskele Milletvekili Emrah Yeşilırmak’ın dokunulmazlığının kaldırılmasıyla ilgili önemli gelişmeler yaşandı. Milletvekilinin hakkındaki suçlamalara ilişkin olarak hazırlanan ve özel komite tarafından hazırlanan rapor, oy çokluğuyla kabul edilerek, dokunulmazlığının kaldırılmaması ve yargılamanın milletvekilliği sona erdiği zaman ertelenmesi yönünde karar alındı.
Meclis Genel Kurulu’nda, ilk olarak Yeşilırmak’ın dokunulmazlığının kaldırılmasını talep eden önerinin detaylı incelenmesi ve ardından oylamaya geçilmesi gerçekleştirildi. Bu süreçte, oy kullanma sonucu 27 kabul, 20 ret oyu çıktı ve 3 milletvekili ise oylamaya katılmadı. Ayrıca, Siyasal Partiler (Değişiklik) Yasa Önerisi’nin görüşmeleri de yapıldı. Önerinin maddelerine ilişkin madde madde oylamalar gerçekleştirildi ve ikinci görüşme tamamlandı. Üçüncü görüşme ise, önerinin ivedili olmaması nedeniyle ertelendi ve bir sonraki birleşime bırakıldı. Bu gelişmelerin ardından, Genel Kurul çalışmalarını sonlandırdı ve bir sonraki toplantının yarın saat 10.00’da denetim gündemiyle yapılacağı bildirildi.
Meclis Komitesinin Raporunun Değerlendirilmesi ve Tartışmalar
Yeşilırmak’ın dokunulmazlığının kaldırılması talebine ilişkin hazırlanan raporun görüşüldüğü oturumda, ilk olarak söz alan CTP Milletvekili Ongun Talat, rapora eleştiriler yöneltti. Talat, raporun gerekçelerine değinerek, komitenin yetki sınırlarını aşan ifadeler içerdiğine dikkat çekti. Gizlilik kararına rağmen, bazı milletvekillerinin konu hakkında kamuoyuna açıklamalar yapmasının doğru olmadığını belirten Talat, raporda yer alan ifadelerin yargı ve mahkeme yetkilerini aşarak, hükümetin ve polis müdürlüğünün ifadesini töhmet altında bırakmaya çalıştığını vurguladı.
Özellikle, raporda yer alan ve polis müdürlüğünü töhmet altında bırakacak ifadelerin dikkat çekici olduğunu kaydeden Talat, gizlilik kararı alınmasına rağmen, bazı noktaların ifadesiz bırakıldığını ve bu durumun etik ve yasal açıdan sorunlar doğurduğunu belirtti. Ayrıca, komitenin mahkeme yerine karar verme yetkisi olmadığına işaret ederek, rapordaki “ispat edilemedi” ifadesinin yargısal bir karar olduğunu ve bu ifadenin, komitenin mahkeme gibi hareket ettiğine dair yanlış bir izlenim yarattığını dile getirdi.
Ongun Talat, son olarak, meclisin toplumun güvenini kazanması ve doğru mesajlar vermesi gerektiğine vurgu yaparak, Yeşilırmak’ın dokunulmazlığının kaldırılması yerine, konunun yargıya bırakılması gerektiğini savundu. Aynı zamanda, dokunulmazlığın kaldırılmasıyla ilgili sürecin ciddi ve adil bir şekilde yürütülmesi gerektiğine işaret etti.
Diğer Milletvekillerinin Görüşleri ve Tartışmalar
CTP Milletvekili Ürün Solyalı, bu konunun kişisel değil, temel ilkelere dayanması gerektiğini belirterek, UBP’nin bu konudaki tutumunu siyasi bir karar olarak eleştirdi. Solyalı, UBP’nin, konuya siyasi bir duvar ördüğünü ve komitenin üyelerinin bu kararı hazırlarken, parti politikalarını gözettiğini iddia etti. Ayrıca, daha önce Aytaç Çaluda ve Hüseyin Özgürgün’ün dokunulmazlıklarının kaldırılmaması üzerine dosyaların Anayasa Mahkemesi’ne gönderildiğine dikkat çekti ve bu mahkemelerin değerlendirmeleri ışığında, Yeşilırmak’ın diplomasıyla ilgili suçlamaların henüz kesinleşmediğini vurguladı.
Solyalı, ayrıca, komitenin ciddi bir “istediği” kararı vermesi ve suçun var olup olmadığını tespit etme yetkisinin olmadığını belirtti. Yeşilırmak’ın diplomasını kullanması konusunda, zaman aşımı süresi olmadığı için, ilgili davanın milletvekilliği sona erdiğinde görülebileceğini hatırlattı ve insanların itibarını zedelemenin bu kadar kolay olmaması gerektiğine değindi.
İktidar ve Muhalefetin Katkıları ve Sonuç
Bayındırlık ve Ulaştırma Bakanı Erhan Arıklı, dokunulmazlık oylamalarında genellikle düşük kabul oranlarının olduğunu ve bugünkü oylamada da bu geleneğin sürdüğünü belirtti. Ayrıca, savcılıktan gelen ithamların doğru olmadığını ve geçmişte dokunulmazlıkların kaldırılmasıyla ilgili süreçlerde siyasetin ve yargının birbirine karıştığını hatırlattı. Arıklı, özellikle Aytaç Çaluda’nın durumuna dikkat çekerek, itibar suikastine uğradığını ve bu süreçlerin, siyasi ve hukuki açıdan dikkatli ve adil bir şekilde yürütülmesi gerektiğini vurguladı.
Öte yandan, CTP Milletvekili Sami Özuslu, dokunulmazlığın kaldırılmasıyla ilgili 19 oylamada 11’inin hükümet üyeleri tarafından oylandığını ve diğer oylama sonuçlarının da kamu vicdanını zedeleyecek nitelikte olduğunu ifade etti. Özuslu, Yeşilırmak’ın “benim korkacak bir şeyim yok” diyerek, yargılanmayı kabul etmesi ve yargının kararını beklemesi gerektiğini belirtti. Ayrıca, “Bırakın yargılansın” çağrısında bulundu ve milletvekili Yeşilırmak’a, “Partinle kamuoyunu rahatlat” önerisinde bulundu.
Siyasetin itibar erozyonunun önüne geçmek için, yükseköğrenim ve yargı alanlarında yaşanan olumsuz gelişmelere dikkat çeken Şahali, Yeşilırmak’ın milletvekilliğinden sonra yargılanmasının, olayın çözümüne katkı sağlamayacağı görüşünü dile getirdi. Ayrıca, yargıya güvenin yeniden tesis edilmesi için, toplumun ve milletvekillerinin sorumluluk sahibi olması gerektiğine vurgu yaptı.
Sonuç ve Karar
Meclis özel komitesinin hazırladığı rapora ilişkin değerlendirmelerde bulunan UBP Milletvekili Oğuzhan Hasipoğlu, raporu detaylı inceleyerek, 4 toplantı gerçekleştirildiğini ve tarafların dinlenerek, tarafların beyanlarının rapora yansıdığını belirtti. Hasipoğlu, dosyanın polis ve komite üyeleri dışında kimse tarafından incelenmediğine ve yargılamanın Meclis kararlarıyla engellenemeyeceğine dikkat çekti.
Yargılamanın, sadece ertelenmesine neden olacak bir adım olduğunu ve bu süreçte herhangi bir suçlanan kimsenin bulunmadığını vurgulayan Hasipoğlu, Yeşilırmak’ın hangi beyanıyla suç işlediği veya suç unsuru olup olmadığı konusunda herhangi bir kanıt ve emare bulunmadığını belirtti. Ayrıca, diplomasını kullanması ve yetkililer tarafından onaylanmasıyla ilgili herhangi bir suç unsuru olmadığını, bu nedenle vicdanlarının rahat olduğunu ifade etti. Son olarak, alınan kararın sadece erteleme yönünde olduğunu ve yargının, suçun varlığı veya yokluğuna karar verecek yetkili olduğunu sözlerine ekledi.
Tepkiniz Nedir?
Beğen
0
Beğenmedim
0
Aşk
0
Komik
0
Kızgın
0
Üzgün
0
Vay
0